Skip Navigation LinksAna sayfa : Benim hayatım
Kategorilerim

En son beş notum...

Planlanan yazılarım...

Bu kategoride planlanan bir yazı yok...

yasantim yazilarim...

29.07.2010
Oğlum ilk damatlığını giydi
Oğlumuz Furkanada damatlığı çok yakıştı. Dayısının düğününde maşallah çok yakışıklı oldu.

Damat Furkan



26.04.2010
Nihayet bebeğimiz doğdu.
Allah nazarlardan saklasın. Nur topu gibi bir oğlumuz oldu.

Furkan HASANUSTA










04.03.2010
Evliler kervanına doğru ilk adım.
Geçtiğimiz hafta sonu evliler kervanına Uğur'uda katmak için ilk adımımızı atmış olduk. Yani kız istemeye gittik.

Her nekadar bekarlar "bekarlık sultanlık" desede ben bu fikre katılmıyorum. Neden mi? Eğer evlendiğiniz kişi doğru kişiyse sizin yol arkadaşınız oluyor. Bu zorlu hayat yolunda gerçekten sırtınızı sağlamca dayadığınız bir dostunuz, bir arkadaşınız, bir sırdaşınız ve bir eşiniz oluveriyor. Bir anda nekadar çok arkadaşınız oldu dimi.

evlilik


23.02.2010
Okul hayatında "hayat bilgisi" dersi

Sizlerle Mümin SEKMA'ın güzel bir yazısı paylaşmak istedim.

Okul hayatında "hayat bilgisi" dersi gördüğümüz halde, hayat okulunda ezberimiz neden karışıyor? Çünkü okullar bizi hayata değil, sınavlara hazırlıyor. Bu yüzden okul hayatı ile hayat okulu arasındaki farklardan yaşam şaşkını oluyoruz.

  • Okul hayatında sınavlar önceden haber verilerek yapılır ve notumuz yüzümüze söylenirdi. Oysa hayat okulunda insanlar bizi habersizce sınava çekiyor ve yargılarını genellikle içlerinde tutuyorlar.
  • Okul hayatında anlatılmayan konudan soru sorulmazdı, hayat okulunda soru çıkabilecek her konuyu bilmeniz bekleniyor.
  • Okul hayatında notumuz "objektif" rakamlarla karnemize yazılırdı, oysa hayat okulunda subjektif kanaatlerle notumuz veriliyor.
  • Okul hayatında soruların tek doğru cevabı vardı, hayat okulunda kişiye göre değişen doğru cevapları bilmeniz gerekiyor.
  • Okul hayatında bulunduğumuz sınıftan daha aşağıya düşemezdik, hayat okulunda "sınıftan düşmek" mümkün!
  • Okul hayatında önce dersimizi öğrenir sonra sınava girerdik, hayat okulunda önce sınava çekilip sonra dersimizi alıyoruz!
  • Okul hayatında tek dersten sınıfta kalanlara "bir ek sınav hakkı" daha verilirdi, hayat okulunda bir fırsatı kaçırıp son vagona atlamayanlar için "tek fırsat hakkı" yok.

Mümin SEKMAN



02.02.2010
Kafama silah dayandı
Çanakkale gezisinde dükkanları dolaşırken eski bir silaha denk geldik. Suat abide üstümde denemeye karar verdi.



21.01.2010
Takım çalışması nasıl olurmuş.
Takım çalışmasının önemini sıklıkla duyarız. Bu sefer bir resim bunu çok iyi anlatıyor. Eğer iyi bir takımınız varsa eşiniz, cocuğunuz, arkadaşınız, en önemlisi aileniz her yol size otoban gibi gelir.



07.01.2010
2010 yılı dileklerim.
2009 yılınıda geride bıraktık. Aslında bu yıl zor olacak gibi geldi ama yinede güzel geçti. Ekonomik krizlerle uğraştığımız 2009 yılıda en nihayetinde bitti.

İnşallah 2010 yılı herkez için güzel bir yıl olur. Sağlıklı, huzurlu ve mutlu. 2010 yılında yeni heyecanların beklediği gayet açık. Nisan-Mayıs aylarında doğacak bebeğimizle hayatımızın bir anda değişeceğini düşünüyorum.

Herkez için Allah hayırlısını versin.

Bu da şirketin yemekhane sinde yılbaşı hazrılığı yaparken İbrahim Bey'in fotograf makinesinden çekilen fotografım.

Kız kardeşim Yasemin.
Oda asker yolu bekliyor. Doğum günümüzde pastaların arasında kendi düğün pastasını hayal etmiş olacak ki tebessüm etmiş. İnşlalah o günleride görecek. Ne diyelim nişanlısıyla birlikte İnşallah mutlu bir yuva kurar.



30.12.2009
Bir yaş daha yaşlandım.
Yılın şu son günlerinde yılbaşı telaşının yanına bir de doğum günü telaşıda eklenince. Çifte telaş oldu. Tabiki bunlar tatlı telaşlar. Yılda birkez olsun okadar da diyelim.
işte buda benim ailem. Doğum günü yemeği. Annem, Babam, Eşim, Kardeşlerim ve yiğenim. Yengemiz malesef katılamadı.


24.12.2009
ASSOS 'un tarihi kalıntıları arasında.
Bu yaz değişik birşey olsun dedik ve ETS 'nin Grand Misya turuna katıldık. Çok güzel bir geziydi. Yeni arkadaşlar edindik, yeni yerler gördük. Eğlendik gezdik. Bir sürü fotograf çekildik. İşte onlardan bir tanesi.
Eşim ve ben karşımızdada midilli adası ve masmavi ege denizi. Arkamızda da tarihi Behramkale Athena Tapınağı.

Assos'da balık keyfi.
Assos (Behramkale İskelesi)' da balık tadıda bir başka oluyor. Tertemiz bir deniz ve o denizden çıkan çupra. Süper.
Burada da gezi arkadaş larımızdan bazıları var. Karşımızda tatil boyunca Annanne görevini üstlenen sol taraf ta Annanne yanında da genç yaşta emekli olmuş Nuran abla.


23.12.2009
Kurban kesim ekibi.
Efendim bildiğiniz gibi geçen ay Kurban Bayramını büyük bir sevinç ve mutlulukla yaşadık. Tabi ki en sevinçli tarafı tatil olması. Onun dışında büyükleri dolaşmak el öpmekte bizim örf ve adetlerimizden kalmadır. Size Kurban bayramının ilk ışıklarında çekilmiş güzel bir fotoğraf gösteriyorum. Doya doya bakın.
Soldan başlıyalım, Oğuz (üniversite öğrencisi), Tombıl namı diğer Enişte(Müdür), uğur (makina teknikeri), ehe ehe ben, özcan abi(makinacı ustabaşı), yine soldan; Ufuk abi(emekli polis), Baba namı diğer kayınpeder (emekli).


22.12.2009
Uğur ceylan gezide!!!
Bir Pazar kaçamağında Muhteşem bir Sultan Ahmet Camii görüntüsü. İstanbul'un resimleri herzaman çok güzel çıkıyor. Kayınbiraderim Uğurda ön planda.
İşte Sultan Ahmet Camii. Efsaneye göre dönemin padişahı I. Ahmet, başta minareleri altından yaptırmak istemiştir. Ama kaplamada kullanılacak olan altının değeri padişahın bütçesini fazlasıyla aşınca, caminin mimarı Sedefkar Mehmet Ağa bu emri güya yanlış işiterek, "altın" sözcüğünden "altı" yaparak, camiyi 6 minareli inşa ettirmiştir. Ancak efsaneler bir kenara, İstanbul'da meydana gelen her büyük olay, her büyük eser, İslam dünyasını yakından ilgilendiriyor ve başlıca konu ediliyordu. Sultan Ahmet Camisi'nin yapılması da hayranlıklar, geniş yankılar uyandırmıştı. Fakat İmparatorluğun bazı eyaletlerinden de itirazlar gelmişti. İtiraz edenler, camiye altı minare yapılması kabe'ye saygısızlık olur diyorlardi. Çünkü o zamanlar altı minaresi olan tek mabed Mekke'de idi. Padişah bu meseleyi bütün İslam alemini memnun edecek bir şekilde halletti: Mekke'ye yedinci minareyi yaptirdi.


Bebeğimize isim seçiyoruz.


25 Nisan 2010 rüzgarlı bir Pazar akşamı saat 20:00 civarlarında Bebeğimiz FURKAN dünyaya merhaba dedi.

Ankete katılan tüm arkadaşlara Teşekkür ediyoruz.


FURKAN isminin anlamı